Bir Bektaşi Babasının Terekesi: Haydar Baba İbni Halil Bin Abdullah

Main Article Content

Zeynel ÖZLÜ
Atıf: Özlü, Zeynel. "Bir Bektaşi Babasının Terekesi: Haydar Baba İbni Halil Bin Abdullah". Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Velî Araştırma Dergisi 0/71 (2014): 127-146. .

Zotero Mendeley EN EndNote

Özet

Tereke kayıtları, Osmanlı sosyal ve kültür tarihinin birinci el kaynaklarındandır. Bu kaynaklar, ait olduğu sosyal yapı ile ilgili ayrıntılı bilgiler vermektedir. Bu bağlamda Bektaşilere aitolan terekelerde geleneksel anlatılar dışında aile fertleri, yaşam biçimleri, giyim-kuşamları, kullandıkları mutfak ve hamam takımları, konut mefruşatları ve yaşam düzeyleri (orta halli, zengin vs.) gibi konularda somut veriler bulunmaktadır. Araştırmaya esas aldığımız tereke, Yeniçeri Ocağı’nda 99. Orta’da görev yapan Haydar Baba ibni Halil bin Abdullah’a aittir. Haydar Baba 1822 yılında İstanbul ile Anadolu arasında yolculuk yaparken Bolu’da menzilhanedevefat etmiştir. Haydar Baba bekârdır ve anne babası vefat etmiştir. Haydar Baba’nın, görev yaptığı 99. Orta’da Osmanlı Devleti ve ordusunun selameti için duacılık yaptığının yanında, terekesinde bulunan 12 adet gül bahçesine ait malzemeden hareketle, onun zaman zaman ocağın bahçesinde çiçek ekip biçme işleriyle meşgul olduğu tahmin edilmektedir. Haydar Baba’nın terekesindeki en kıymetli kalem Kuran’dır. Kuran dışında kitap olarak“Selâtin-i Mutahhar” (Temiz Sultanlar) adlı muhtemelen Bektaşi büyüklerinin hayatlarını anlatan bir kitap tespit edilmiştir. Haydar Baba’nın terekesinde eskiden içkiye düşkün olanlar tarafından bir oturuşta içilen şişe için kullanılan “binlik” adlı bir malzeme bulunmakta olup bu malzeme, Onun zaman zaman içki içtiği ile ilgili bir izlenim uyandırmaktadır. Bununla beraber Haydar Baba dini konularda da hassas bir kişi olarak gözükmektedir. Nitekim onun terekesinde Kuran bulunması ve vefat etmeden önce “ıskat-ı salât” adı altında bir vasiyet bırakması dinî hassasiyetlerine işaret etmektedir. Haydar Baba 760,5 kuruş 62 parelik servetiyle, kısmen orta halli, bir yaşam düzeyine sahiptir. Onun yaşadığı mekânda, saat dışında kayda değer, varlık göstergesi bir malzeme bulunmaması hatta onun pamuk veya yünden bir yatak yerine basit bir “şilte”yi yatak olarak kullanması “bir lokma bir hırka” anlayışı çerçevesindeyaşadığını göstermektedir.

Anahtar Kelimeler:

Bektaşi babası, tereke, Türk kültürü, giyim, mefruşat

Article Details